Marjinal Fayda Teorisi: Metaların Değeri Nasıl Belirlenir?

Not: Okumak üzere olduğunuz yazı 5 Ocak 2021 tarihinde mises.org’da yayınlanan “Subjective Value Is Not the Same as Arbitrary Value” başlıklı makaleden çevrilmiştir.


Neden insanlar bazı mallar için diğerlerine kıyasla çok daha yüksek fiyatlar öderler? Bu soruya cevap vermek için ekonomistler azalan marjinal fayda yasasına atıfta bulunur. Ana akım iktisat azalan marjinal fayda yasasını bir kişinin belirli bir malı tüketmekten elde ettiği tatmin cinsinden açıklar. Söz gelimi, bir kişi bir külah dondurma tüketmekten çok büyük bir tatmin elde edebilir. Bununla birlikte, ikinci külahı tüketmekten elde edeceği tatmin de büyük olabilir fakat ilk külahtan elde ettiği tatmin kadar değil. Üçüncü külahın tüketiminden elde edilecek tatmin daha da azalabilir ve bu şekilde devam eder. [1]


Buradan, ana akım iktisat belirli bir periyodda herhangi bir malın daha fazlasının tüketmenin her bir ilave ya da marjinal birimden elde ettiğimiz daha az tatmin ya da fayda anlamına geldiği sonucuna varıyor. Ayrıca, bir malın daha da fazlasını tükettikçe faydası düşeceği için, mala birim başına ödemeye razı olduğumuz fiyat da düşer. Bu düşünme biçiminde fayda, bir kişi belirli bir malın daha fazlasını tükettikçe azalan bir oranda artan belirli bir miktar olarak sunulur. Fayda, mal ve hizmetleri almaktan ya da kullanmaktan elde edilen tatmin ya da haz duygusu olarak sunulur. Bu düşünme biçimine göre, bir kişinin fayda skalası kafasına önceden kazınmıştır. Bu skala kişinin belirli bir malı satın alıp almayacağını belirler. Eğer tercihler sabitse, bu tercihleri matematiksel bir formül yoluyla ifade etmek mümkündür. Bu formülasyon fayda fonksiyonu olarak tanımlanır. Ek olarak, faydanın toplam miktar olarak sunulduğu farz edilirse, bu toplama ilave edileni saptamak mümkün hale gelir, bu ilave fayda ya da marjinal fayda olarak tanımlanır. Fakat, bir mala değer biçme sürecini o malın hizmet ettiği amaca atıfta bulunmadan tartışmak mantıklı mıdır?

 

Değer Biçme Nasıl Gerçekleşir?


Avusturya İktisat Okulu’nun kurucusu Carl Menger’e göre, bir kişi, metalara, bu metaların yaşamını sürdürmesi için sahip olduğu öneme göre değer atar. Yaşamını sürdürmesi için önemli bulduğu çeşitli amaçlara, azalan bir sıralamada değer biçilir.

Menger bu konu hakkında şunları yazmıştır:

“Farklı tatminlerin bizim için sahip olduğu önemdeki farklılıklara gelince, bu, her şeyden önce en sıradan deneyimin bize gösterdiği bir gerçektir ki insanlar için en büyük önemdekilerin tatmini genellikle yaşamın sürdürülmesinin bunlara bağlı olduğu şeylerdir ve diğer tatminler onlara bağlı olan haz derecesine(süre ve yoğunluk) göre önem büyüklüklerinde derecelendirilir. Dolayısıyla, eğer ekonomik davranan insanlar yaşamının sürdürülmesinin buna bağlı olduğu bir ihtiyacın tatmini ve sadece az çok refahının bağlı olduğu bir tatmin arasında seçim yapmaları gerekirse, genellikle ilkini tercih edeceklerdir.” [2]

4 somun ekmek üreten fırıncı Mehmet’i düşünün. 4 somun ekmek onun çeşitli amaçlarına ulaşmak için kullandığı kaynakları ya da araçlarıdır. Diyelim ki en yüksek önceliği ya da en önemli amacı kendisi için bir somun ekmeğe sahip olmak. Bu Mehmet’in kişisel tüketimi için bir somun ekmek ayıracağı anlamına gelir. Bir somun ekmeğin tüketimi yaşamını sürdürmeyi ilgilendirdiği ölçüde azami öneme sahiptir. Mehmet ikinci somunu ikinci en önemli amacını temin etmesine yardımcı olan beş domatesle mübadele eder. Mehmet için beş domates yaşamını ve refahını arttıracaktır. Mehmet sonra üçüncü somunu bir gömlekle(üçüncü en önemli amacı) mübadele eder. Son olarak, Mehmet dördüncü somunu yabani kuşları beslemeye tahsis etmeye karar verir. Kuşları beslemek, yaşamını ve refahını ilgilendirdiği ölçüde, Mehmet’in öncelik listesinde dört numara olarak sıralanır.

 

Amaçlar, Araçların Önemini Belirler


İkinci ve üçüncü amaçlarını gerçekleştirmek için Mehmet’in kaynaklarını(ekmek somunlarını) amaçlarını gerçekleştirmeye hizmet edecek mallar karşılığında mübadele etmesi gerektiğine dikkat edin. Bir gömleğe sahip olma amacına ulaşmak için Mehmet gömlekle ekmeği mübadele etmek zorundaydı. Ekmek kendi başına gömleğin sağladığı hizmeti yerine getirmek için uygun değildir. Araçların uygunluğu belirli bir “amaca” ilişkin olarak onlara değer veren şeydir. Söz gelimi, bir gömleğe sahip olma amacını temin ederken, Mehmet onun bir tatil gömleği mi yoksa çalışma gömleği mi olacağına karar vermelidir. Mehmet, çeşitli gömlekler arasında spesifik amacı için en uygun olanı(diyelim ki çalışma gömleği) seçmek zorunda olacaktır. Mehmet fırıncı olduğu için gömleğin beyaz olması ve sıcak fırının yanında çalışırken onu rahat tutması için kalın yerine ince kumaştan yapılması gerektiğini düşünebilir. Seçiminin gerçekliğin doğrularına dayandığına dikkat edin. Bu anlamda seçilen gömlek Mehmet’in yaşamını ve refahını arttırır. Mehmet’i ilgilendirdiği ölçüde, kuşları beslemek, 4 somun ekmeklik kaynak havuzu düşünüldüğünde, en az önemli olanlar arasındadır. Görülebileceği gibi, Mehmet ilk somun ekmeği en önemli amacını temin etmek için kullandı, ikinci somunu ikinci en önemli amacını temin etmek, ve benzeri. Buradan amacın, bu amacı temin etmek için kullanılan kaynağa önem atadığını çıkarabiliriz. Bu ilk somun ekmeğin, onun temin ettiği daha önemli amaç nedeniyle, ikincisinden çok daha yüksek bir önem taşıdığını ima eder.

 

Neden Metaların Değeri En Az Önemli Amaç Tarafından Belirlenir?


Mehmet sahip olduğu ekmeklerin her birini aynı olarak değerlendirdiği için, her bir somun amaçlarından herhangi birini temin etmek için kullanılabilir. O zaman, sahip olduğu her bir somuna nasıl değer veriyor? Her bir somuna, kuşları beslemek olan en az önemli amacından isnat edilen önemi atfeder. Neden ekmek somunlarına değer biçmek için bir standart olarak en az önemli amaç hizmet eder? Eğer Mehmet ekmek somunlarının her birine değer biçmek için standart olarak en yüksek amacını kullansaydı, bu, ikinci, üçüncü ve dördüncü somunlara, temin ettiği amaçlardan çok daha fazla değer verdiğini ima ederdi.(İkinci somun ekmeğin Mehmet’e ikinci en önemli amacını temin etmekte; üçüncü somun ekmeğin, üçüncü en önemli amacı; ve dördüncü somun ekmeğin, dördüncü en önemli amacını temin etmekte yardımcı olduğunu hatırlayın). Bununla birlikte, eğer durum bu olsaydı, daha fazla değer verilen bir şeyi daha az değer verilenle mübadele etmeye çalışmanın mantığı nedir? İkinci beş domates elde etme amacını temin etmek için Mehmet’in bir somun ekmeği değiş tokuş edeceğine dikkat edin. Eğer Mehmet bir somun ekmeğe beş domatesten daha fazla değer veriyorsa, açıktır ki hiçbir mübadele gerçekleşmeyecektir. Bununla birlikte, eğer her bir somuna en az önemli amaca(kuşları beslemek olan dört numaralı amaç) göre değer biçilirse, o zaman beş domatese Mehmet tarafından bir somun ekmekten daha fazla değer biçilecek. Sonuç olarak, bir mübadele gerçekleşebilir. Dördüncü somun ekmek Mehmet’in toplam arzındaki son birim olduğu için, ona ayrıca marjinal birim(marjindeki birim) de denilir. Bu marjinal birim en az önemli amacı temin eder. Alternatif olarak, yaşamın devamını ilgilendirdiği ölçüde, marjinal birimin en az faydayı sağladığını da söyleyebiliriz. Eğer Mehmet üç somun ekmeğe sahip olsaydı, bu her bir somunun üç numaralı amaca(gömleğe sahip olmak) göre değer biçileceği anlamına gelirdi. Bu amaç kuşları besleme amacından daha yukarıda sıralanır. Buradan, ekmek arzı düştükçe, ekmeğin marjinal faydasının arttığını çıkarabiliriz. Bu her bir somun ekmeğe, ekmeğin arzı düşmeden önce olduğundan çok daha fazla değer biçileceği anlamına gelir. Buna karşılık, ekmeğin arzı artarsa, marjinal faydası düşer, her bir somun ekmek arzdaki artıştan gerçekleşmeden önce olduğundan daha az değer biçilir. Azalan marjinal fayda yasasının bireylerin amaçları temin etmek için araçları kullandığı gerçeğinden türediğine dikkat edin.

 

Amaçlar Rasgele Belirlenmez


Amaçlar rasgele belirlenmez fakat yaşımı devam ettirmedeki önemlerine uygun olarak sıralanır. Eğer Mehmet amaçlarını rasgele sıralasaydı, o zaman yaşamını tehlikeye atma riskine düşerdi. Mesela, eğer kaynaklarının çoğunu giyinmeye ve kuşları beslemeye, kendini beslemeye çok az tahsis etseydi, ciddi şekilde hasta olma riskine düşerdi. Belirli bir amaç seçerek bireyin ayrıca çeşitli araçları değerlendirmek için bir standart koyduğuna da dikkat edin. Söz gelimi, eğer amacım çocuğum için iyi bir eğitim sağlamaksa, o zaman çeşitli eğitim kurumlarını inceleyeceğim ve bu kurumların sağladığı eğitimin kalitesine ilişkin bilgimle onları sıralayacağım. Bu, kurumları sıralama standardımın benim amacım(çocuğuma iyi bir eğitim sağlamak) olduğunu anlamına gelir. Çeşitli amaçlara ulaşmadaki başka bir sınırlama uygun araçların mevcudiyetidir. Çölde susuzluğumu dindirmek için, suya ihtiyacım vardır. Sahip olduğum elmasların bu açıdan hiçbir faydası olmayacaktır.

 

Toplam Fayda Diye Bir Şey Yoktur


Marjinal fayda, ana akım perspektifin varsaydığı gibi, toplam faydaya bir ekleme değildir fakat daha ziyade marjinal amacın faydasıdır. Bir malın ek bir biriminin sonucu olarak toplam faydaya ekleme diye bir şey yoktur. Fayda miktarlarla ilgili değil, önceliklerle ya da her bir insanın yaşamına ilişkin olarak düzenlediği sıralamayla ilgilidir. [3] Belirli bir amaç karşılık gelen aracın değerini belirler. Amaçlar rasgele değil insanların yaşamlarını ve refahını desteklemekteki uygunluğuna göre belirlenir. Bu anlamda, değerlendirmeler her zaman gerçekliğin doğrularına göredir. Eğer insanlar rasgele değerlendirmeler oluştursaydı, yaşamlarını ve refahlarını tehlikeye atma riskine düşeceklerdir. Yazar: Frank Shostak

İngilizceden Çeviren: Hasan K. K.

 

Referanslar:

1-Karl E. Case and Ray C. Fair, Principles of Microeconomics, 7th ed. (Amsterdam, NL: Prentice Hall, 2003).

2-Carl Menger, Principles of Economics, trans. James Dingwall and Bert F. Hoselitz (Aubur, AL: Ludwig von Mises Institute, 2007), chap. 3.

3-Murray N. Rothbard, Man, Economy, and State with Power and Market, 2d scholar's ed. (Auburn, AL: Ludwig von Mises Institute, 2009), pp. 302–10.

 

114 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Ukrayna Krizi